PostHeaderIcon bayrak nedir

http://www.marmarabayrak.com/bayrak.nedir.turk.bayraginin.olusumu.html adresinden kaynak gösterilerek alınmıştır.
Bayrak ve Türk Bayrağının Oluşumu Bayrak ve Türk Bayrağının Oluşumu

Bayrak, devletleri devlet yapan en önemli sembollerden birisidir. Bayrak için kısaca çeşitli renk ve şekillerden oluşmuş, devletleri temsil eden, o devlete özel bir sembol diyebiliriz. Bayrak kelimesi Arapça; raye ve liva kelimelerine karşılık gelmektedir. Bayrağa aynı zamanda sancak adı da verilmektedir. Bayrakta yer alan şekiller genellikle o devletin bir özelliğini veya devletin başından geçmiş çok önemli bir olayı temsil eder. Bayrağın diğer önemli bir özelliği de o ülkenin bağımsızlığını temsil etmesidir. Bayrak bağımsızlığın sembolü olmasının yanında o devletin şerefini ve hakimiyetini de temsil eder. Türk devletlerinde bayrak her zaman kutsal kabul edilmiş ve bayrağı devletler kanlarının son damlasına kadar korumuştur. Bayraklar genellikle kumaştan yapılır ve ülkedeki resmi yerlerin önüne uzun bir direk vasıtasıyla dikilir. Aynı zamanda savaşlarda ve uluslar arası platformlarda ülkeyi temsil etmesi için kullanılır. Fakat asıl değeri bu değil, asıl değeri bayrağın manevi değeridir.

Bayrak ve bayrağa benzeyen çeşitli semboller insanlık tarihinin çok eski zamanlarından beri kullanılmaktaydı. Çok eski zamanlarda kurulmuş olan kavimler bile kendilerine bayrağa benzeyen semboller seçmişlerdi. Bu semboller bazen bir hayvan resmi, bazen ise düz bir renk şeklindeydi. Eski uygarlıklara ve kavimlere ait kalıntılarda bu izlere rastlanıyor.
İslam tarihinde ise ilk bayrak, hicretin 1. Yılından itibaren kullanılmaya başlandı. Bu kullanılan ilk bayrağa Liva-ül Beyda adı verildi. Bu bayrağı Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav) Şam’dan dönmekte olan Kureyş kervanına karşı gönderdiği Hz Hamza komutasındaki 30 kişilik gruba verdi. Bu bayrağı kendisi bir mızrapın ucuna bağlayarak Ebu Mersed’e verdi. Bu bayrak İslam tarihinde Hayber gazasına kadar kullanıldı. Bu bayrak beyazdı. Hayber gazasından sonra ise siyah bir bayrak kullanıldı. Bu bayrağa ise Raye adı verildi. Bundan sonra çeşitli dönemlerde çeşitli renk ve şekillerde bayraklar İslam aleminde kullanıldı.

Türklerin tarihinde kullanılan ilk bayrak hakkında kesin bir bilgi yoktur. Türklerde çeşitli dönemlerde çeşitli renk ve şekillerde bayraklar kullandı. Türkler ilk zamanlarda bu bayrakları özellikleri savaş sırasında mızrakların ucuna takarak bir sembol olarak kullandı. Türklerin İslamiyeti kabul etmesi ile de Türk bayraklarında değişiklikler meydana geldi. Türk bayraklarında çeşitli İslami motifler yerini aldı. Bu dönemdeki bazı Türk devletlerinin bayraklarına bakarsak. Karahanlıların bayrağında; kırmızı renk üzerinde 9 tuğ resmi, Gazzelilerin bayrağında; yeşil renk üzerinde beyaz hilal ve kuş resmi bulunuyordu.
Büyük Selçuklu Devletinin kullandığı ilk bayrakta mavi renk üzerinde beyaz renkli çift kartal sembolü, siyah renkli yay ve ok resimleri vardı. Daha sonra ise; Büyük Selçuklu Devleti siyah renkli bayraklar kullandı. Daha sonraki dönemlerde hilal sembolü olan bayraklar kullanıldı. Haçlı seferleri sırasında çok büyük kahramanlıklar gösteren Selahattin-I Eyyubi’nin bayrağı san renkliydi ve üzerinde hilal bulunuyordu. Bu sancak hem devletin bayrağı, hem de islamiyetin sembolü haline gelmişti.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında da değişik renk ve sembollere sahip bayraklar kullanıldı. Osmanlı Devleti bayrağa çok önem vermişti. Bayrak padişahı ve devleti temsil ederdi. Osmanlıda aynı zamanda her birliğin ve ocağın ayrı bir sancağı vardı. Osmanlı Devletinin kullandığı ilk bayrak beyaz renkli bir bayraktı. Bu bayrak Anadolu Selçuklu hükümdarı Giyaseddin Mes’ud tarafından Osman Bey’e gönderilen hediyeler arasında yer alıyordu.
Osmanlıda kullanılan bayrak ve sancaklar da genellikle kırmızı ve yeşil renkler ön plandaydı. Fakat genel olarak Osmanlıda kırmızı renk kullanılmaktaydı. Kırmızı renk Osmanlı İmparatorluğunun sembolü gibiydi. Padişahın yatağından, gelinliklere kadar kırmızı renk hakimdi. Kırmızı renk Selçuklu Devletinden bu yana Türklerin bayraklarında ve sancaklarında en çok kullandıkları renk olmuştu. Kırmızı Osmanlıyı ve Türkleri temsil ediyordu. Günümüzde de halen kırmızı renk ön plandadır. Osmanlı sancağının rengini ve şeklini tayin eden Timurtaş Paşa’dır. Timurtaş Paşa Birinci Murad ve Yıldırım Beyazıd zamanında yaşamıştı. Osmanlıda ordu ve donanmanın her birliği farklı bir bayrak taşımaktaydı. Bu bayraklarda ve sancaklarda kırmızı, yeşil, beyaz, alaca, sarı renklerini ve hilal gibi çeşitli desenleri görmek mümkündü. Bunun yanında üzerinde ayetler yazılı ve tuğralı sancaklarda görülüyordu. Yavuz Sultan Selim döneminde ilk kez yeşil renkli bayrak kullanıldı. Bu sancak ilk kez Çaldıran savaşında kullanıldı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde de Osmanlı’ya beyaz, alaca, san ve kırmızı bayraklar katıldı.
Al rengin üzerinde hilal ve yıldız olan bayrak, ilk defa 1793 yılında kullanıldı. Bu bayrak o yılda devletin resmi bayrağı olarak kabul edilmişti. Bu bayraktaki yıldızın sekiz köşesi vardı. 1842 yılında ise yıldızın beş köşeli olması kararlaştırıldı. Bundan sonra Osmanlıda çeşitli birliklerde çeşitli bayraklar kullanıldı.
Saltanatın kaldırılmamasından sonra 1922 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, yeşil zemin ortasında seki< suali beyaz bir güneş içindeki kırmızı zeminde beyaz ay yıldızı ihtiva eden bir sancak kabul edildi. Cumhuriyetin kurulmasından sonra 29 Mayıs 1936 tarihinde Türk Bayrağının bugünkü rengi, şekli ve ölçüleri kesin bir şekilde belirlendi. 1937 tarihinde de Türk bayrağının kullanılışı nizam altına alındı.
Türk bayrağının bugünkü şeklinin oluşumu ile ilgili de çeşitli söylentiler mevcuttur. Bunlardan en çok bilinenini bir kez daha anlatalım. Anlatılanlara göre Birinci Kosova Savaşı sırasında meydana gelen bir olay neticesinde bayrağın bugünkü şeklinin oluştuğu söyleniyor. Birinci Kosova Savaşı sırasında Şehit olan Türk askerlerinin kanları bir yerde toplanmıştı. Oluşan kan gölünün üzerine gökyüzünde bulunan hilal şeklindeki ay ve bir yıldızın görüntüsü düşmüştü. Kan gölünün üzerindeki bu görüntü; bugünkü bayrağımızın şeklini tam anlamıyla temsil ediyordu. Kan kırmızısı zemin üzerinde beyaz hilal ve yıldız. Fakat bazı söylenenlere göre o geceki yıldız aslında Jüpiter gezegeniydi. Çok nadir olarak oluşan bu görüntü o gün şehitlerimizin kanları üzerine düşmüştü.
Diğer bir görüşe göre Türk bayrağının bugünkü şeklinin oluşmasında İslam ve Türklüğün simgeleri yer alıyor. Ay yıldızlı bayrağımızdaki hilal İslamiyeti, yıldız ise Türklüğü temsil ediyor. Başka bir görüşe göre ise; ay yıldızlı al kırmızı bayrağımızdaki; al-yıldız Türklüğü, kırmızı zemin ise Vatanı temsil ediyor.
Başka bir görüşe göre ise Osmanlı Devletinin bayrağının değiştirilmiş şeklidir.
Her ne olursa olsun bayrak bir vatanın olmazsa olmazlarındadır. Vatanın bağısızlığını, bölünmezliği ve bütünlüğünü temsil eder. Her vatandaş kanlarının son damlasına kadar bayrağı savunmalıdır.
Türk Cumhuriyetleri’nin kullandığı bayraklar.
ALTAY ÖZERK CUMHURİYETİ Türk BAYRAĞI
BALKARYA ÖZERK BAYRAĞI Türk BAYRAĞI
BAŞ KURDİSTAN Türk BAYRAĞI
ÇUVAŞİSTAN ÖZERK Türk BAYRAĞIDoğu Türkistan Türk BAYRAĞIGAGAUZ YERİ ÖZERK CUMHURİYETİ Türk BAYRAĞI
güney azerbeycan bayrağıHAKAS ÖZERK CUMHURİYETİ Türk BAYRAĞI
horasan bayrağıKARAÇAY ÖZERK Türk BAYRAĞI
Karakalpakistan Özerk Cumhuriyeti Türk bayrağı
kırım bayrağıKumuk Türkleri Türk BAYRAĞInahcıvan özerk cumhuriyeti Türk bayrağı
Nogay Türkleri Türk BAYRAĞIYAKUTİSTAN ÖZERK CUMHURİYETİ Türk BAYRAĞI
TATARİSTAN Türk BAYRAĞI
Türkmeneli bayrağıTUVA ÖZERK Türk BAYRAĞI

PostHeaderIcon Evden eve nakliyat sistemi nasıl çalışır ?

Evden eve nakliyat sistemi nasıl çalışır ?

Evden eve nakliyat sektörü  aslında insanların gelişen teknolojik yaşam ve iş sektörlerinin artması sonucunda ihtiyaçtan ortaya çıkmıştır. Genel olarak evden eve nakliyat nedir? dediğimizde sistemin işleyişi basit bir kurulumdan ibarettir: Müşteri eşyalarına dokunmaz kapısını kilitler yeni evine gittiğinde eşyalarının anlaştığı şirket tarafından paketlenip nakliyesinin yapıldığını görür . günümüzde zaman çok değerlidir ve değerli zamanlar insanları bu tip taleplere itmiştir evden eve nakliyat talebi de netice evden eve nakliyat arzını doğurmuştur.

Evden eve nakliyat Şirketinde nasıl donanımlar olmalıdır ?

Öncelikle iyi bir evdenevenakliyat şirketinde kapalı araçların olması şarttır. Bu ,bu işin öncelikli gereğidir.Diğer yandan Şirketin çalışanları ,konusunda uzman ve kalifiye olmalıdır .Şirketin iyi bir mobilya ustası gibi sektörel olan ayrı uzmanlık gerektiren alanlarda da elemanı bulunması gerekir. Evden eve nakliyat şirketi eşyalarını sigortalı bir şekilde taşımalıdır bu hem kendi firmasını hem de müşterinin malını taşımada maddi güvenlik sağlayacaktır.

Taşımacılık nasıl olmalıdır?

Taşımacılık işi zor bir iştir. Bu iş ev yada bir büro taşıma işlemi olabilir. Eşyaların toparlanması, bunların ambalajlanması, kırılma gibi durumlardan korunması gibi durumlar zordur. Müşterilerde bu gibi durumlar ile mağdur kalabilmektedirler.

Bazı taşıma ve nakliyat firmaları iyi niyetlerinizi suiistimal edecek tutumlarda bulunabilir. En basiti bir eşyanızı taşırken düşürebilirler ve bunun zararını siz ödemek zorunda kalabilirsiniz.Bu gibi zararlara mağdur kalmamak için ise taşıma firmasının tüm zararlarınızı ödeyecek şekilde çalıştığından emin olmalısınız.

Taşıma firması ile anlaşmadan önce işçilerin eşyalarını taşırken yada bir zarar durumunda sorumlulukların hepsini nakliye firmasının alıp almayacağını göz önünde bulundurun. Ters bir durumda doğacak zararların hepsi size kalabilir

www.cimensaevdeneve.com     www.cimensa.com

PostHeaderIcon Ölüdeniz

Yüzme ve su sporları için kristal berraklığında turkuvaz renkli denizi, bembeyaz kumsalı ve gökyüzünden hiç eksik olmayan güneşi ile dünyanın gözdesi Ölüdeniz’i keşfedin… Durgun suyu ve korunaklı yapısıyla Ölü bir denize benzeyen lagün, Kumburnu Ulusal Parkı ve Belcekız Plajı size kolayca doyamayacağınız doğal bir cennet manzarası içinde tatil olanağı sunuyor.

Fethiye’den Ölüdeniz’e çamlar arasından giden yol 14 km. Yokuşlu inişli yolun sonunda birden müthiş bir mavi çıkıverir karşınıza. Burası Belcekız Koyu’dur. Koyun içinden uzanan kumsalı yürüdüğünüzde ise eşsiz Ölüdeniz’i görürsünüz. Tanrının Dünyaya bağışladığı Cennet” olarak nitelendirilen Ölüdeniz, 3 km’lik bir kumsala sahiptir. Burada karbeyazından gök mavisine kadar açık ve koyu mavinin, açık ve koyu yeşilin raksettiği bir renk armonisi içinde yüzmenin doyumsuz mutluluğunu tadacaksınız. Yılın on ayı ılık ve durgun suyu ile doğal lagün görünümündeki Ölüdeniz büyülü gibidir, kıpırtısız durur öylece. Dibinde tek bir yosun bile yoktur, beyaz bir kumla örtülüdür. Suyun ve dibinde kumun kırdığı ışık turkuaz bir renk verir. Ölüdeniz’e Çamların gölgesi düşer ve bu etkileyici tukuazı zenginleştirir.

İşte Türkiye’nin turizmine en büyük katkısı olan yerlerden biri: Fethiye . Muğla’ya 130 kilometre uzaklıktaki Fethiye, sadece Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi, Kabak gibi muhteşem koylarıyla değil, tarihiyle de olağanüstü bir  gezi fırsatı sunuyor. Günümüzde Likya medeniyetinin izlerini taşıyan yerlerden biri olarak öne çıkan Fethiye, tarih  meraklıları için tam bir açık hava müzesi gibi. Xantos, Tlos gibi antik kentleri görmeden dönmeyin.

   Yeryüzündeki cennet olan doğal güzellikler ile zengin tarih ve kültürel bir mirsaı olan Fethiye’deki ölüdeniz dünyaca ünlü bir tatil beldesidir.

Tüm dünyaya mal olmuş ve “dünyadaki cennet “ olarak adlandırılan bir turizm cennetidir. Göze hoş gelen ve etkileyici güzellikte olan Ölüdeniz, adından anlaşılacağı gibi sakin ve kıpırtısız bir deniz.

   Fethiye’ye uzaklığı on dört kilometre olan Ölüdeniz’e çamlar arasından uzanan bir yol ve daha sonra ise denizin mavisi ile karşılaşarak gidiyorsunuz. Burada Belçekız koyu ve bu koyun kumsalında yürüyerek Ölüdeniz’in güzelliğini göreceksiniz.  Ölüdeniz’de bir tek kıpırtı yok ve zemini ise yosunsuz beyaz kumlarla örtülü güzellikte… Kumdan kırılan ışık ise turkuaz rengin güzelliğini yansıtıyor…. Ölüdeniz kıyılarına kadar uzanan yeşil çam ormanları ve mavi ile morun tonlarını görebileceğiniz ılık bir deniz, upuzun kumsalı ile tüm güzelliklerini göz önüne sergiliyor…

   Son zamanlarda 1975 metre yüksekliğineki Babadağı’ndan paraşüt ile atlayan insanlar enfes manzaranın karşısında büyüleniyorlar. Senenin 10 ayı denize girilebilen bu güzel yerde bir çok sayıda turizm işletmeleri, alışveriş merkezi ile restorantlar bulunuyor.
Ölüdeniz Otelleri için buraya tıklayarak daha fazla bilgi alabilirsiniz tıklayınız.
Ölüdeniz Akdeniz iklimi özelliklerini en yansıtan yerlerden biridir.Aynı zamanda deniz altı canlılığbakımından da zengin sayılmaktadır.Ölüdenize sadece turlara veya tatile gitmezler aynı zamanda doğası.tarihi ve deniz turları deniz altı dalgıç turlarıyla keyifli bir tatil geçirmek için gelirler ölüdenize.
 Ölüdeniz tatili yapanlar en çok konaklama kısmına dikkat ederler.Çünkü tatil önce iyi ve kaliteli hizmet veren bir otelle başlar.Ölüdeniz her bakımdan zengin olması turistleri kendine çekmektedir.Bu sayede ölüdeniz de bulunan oteller müşteri çekmek için kendilerinde pek çok yenilik ve farklı özellikler sunarak ilgi çekmeye çalışmaktadır.Bu sayede tatil sezonunu en verimli bir şekilde geçirebilsin.
 
 FETHİYE VE ÖLÜDENİZ

Sıcak günlerin vazgeçilmez eğlence ve dinlence beldelerinden Fethiye’de, Akdeniz ikliminin tipik özellikleri görülmektedir. Kış aylarında bile sıcaklık 10 derecenin üzerinde seyretmektedir.Tarihi dokusuyla insanı büyüleyen bu yerleşim, antik kentlerden kaya mezarlarına, tarihi camilerden hanlara kadar bir çok yapının görülebileceği güzide bir niteliğe sahiptir.

Sadece yaz aylarında değil, kış aylarında da turizme açık bir yapısı olan Fethiye’de, sabahın en erken saatlerinde yola çıkıp, 4 saatlik bir tırmanışla Eren Dağı’nın zirvesine çıkabilir ve kış sporlarına olan tutkunuzu tatmin edebilirsiniz.
 Ölüdeniz Hakkında

PostHeaderIcon Çatalhöyük

Çatalhöyük, Güney Anadolu’da, M.Ö. 7500 yıllarına dayanan, çok geniş bir Cilalı Taş ve Bakır devri yerleşimidir. Muhtemelen, bugüne kadar bulunmuş en eski ve en gelişmiş Cilalı Taş Devri yerleşim merkezidir. 1958 yılında James Mellaart tarafından keşfedilmiş, ilk kazıları 1961-1963 ve 1965 yıllarında yapılmıştır. Şu anda Ian Hodder tarafından kazılmaktadır.

Günümüz Konya Şehri’nin güneybatısında, Hasandağı’nın yaklaşık olarak 136 kilometre uzağında, Konya Ovası’na hakim buğdaylık arazide bulunmaktadir.

Doğu yerleşimini, en son Cilalı Taş Devri sırasında ovadan 20 metre yüksekliğe kadar ulaşan bir yerleşim birimi oluşturmaktadır. Ayrıca, batıya doğru da ufak bir yerleşim birimi ve birkaç yüz metre doğuya doğru da bir Bizans yerleşimi bulunmaktadır.

Tarih öncesi yerleşim birimleri Gümüş Çağı‘ndan önce terk edilmiştir. Bir zamanlar iki yerleşim birimi arasında Çarşamba Nehri’nin bir kanalı akmaktadır, ve yerleşim birimleri, ilk tarım zamanlarında elverişli sayılabilecek alüvyonlu toprak üzerine kurulmuştur. Evlerin girişleri üst kısımlarında bulunmaktadır.

PostHeaderIcon Anadolu’da gelin törenleri

Anadolu’da gelin törenleri bölge bölge değişiklikler gösterir. Devami »

PostHeaderIcon Çeyiz nedir, çeyiz nasıl olur?

Çeyiz, Türk Kültüründe bir evlenen kızın evliliğe maddi katkılarıdır Devami »

PostHeaderIcon Libido ne demek?

Libido, Sigmund Freud tarafından ortaya atılan, insanoğlunun ana sorun kaynağı olarak görünen, bastırılmış duyguları insan benliğinde ateşleyen terimdir. Türkçede cinsel istek olarak kullanılır. Devami »

PostHeaderIcon Testosteron nedir?

Erkek cinsiyet hormonu. Hem erkek hem kadın bedeninde üretilir. Devami »

PostHeaderIcon Etimolojideki Temel Fikirler

  • Sözcüklerin ezici çoğunluğu A) Devami »

PostHeaderIcon Etimoloji nedir

Etimoloji (Eski Yunanca ἐτυμολογία, etimología < ἔτυμος, étymos - asıl, hakiki, gerçek + λόγος, lógos - söz, kelime). Devami »


Ocak 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  
Son Yorumlar
Bilgi bloğumuza hoş geldiniz.
Amacımız www.forumbilgi.net olarak sizere çeşitli sitelerden derlediğimiz bilgileri önermek ve bilgileri sizlere derlemektir.