Ara
Arsiv

bayrak blog portal blog arsivini Ocak, 2008 olarak goruntuluyorsunuz.

Arsiv Ocak, 2008

Basketbol Tarihi

Çarşamba, Ocak 16th, 2008

Basketbol, ABD’nin Massachusetts eyaletinde, Springfield Genç Erkekler Hıristiyan Birliği (YMCA) Eğitim Okulu’nda beden eğitimi öğretmeni olan James Naismith tarafından 1891′de yaratılmıştır.Atlet ve beyzbolculara kış antremanı yaptırmak amacıyla geliştirilen bu oyunda amaç, tahtadan yapılmış sepetlere topun sokulmasıydı. İlk oynayış şeklinde, 7 kişilik iki takım arasında 20′şer dakikalık üç devre üzerinden oynanmıştır. Oyunun asıl hedefini sepetler oluşturduğundan, Dr. Naismith tarafından bu oyuna “sepet topu” anlamına gelen BASKETBOL adı verilmiştir.

Basketbol, yaratılmasından kısa bir süre sonra YMCA’yı aşarak bütün okullara, üniversitelere ve hatta semtlerde bulunan cimnastik salonlarına kadar yayılmıştır.Gençlerde bu spora karşı uyanan istek ve heyecanda kulüpleri basketbol şubeleri açıp takımlar kurmaya zorlamış ve böylece basketbol, Amerika’nın en popüler ulusal oyunu haline gelmiştir.

Basketbolun Avrupa’daki ilk denemesi, 1893 yılında Paris’in Trevise sokağındaki eski bir jimnastik salonunda yapılmıştır.Daha sonraları, özellikle Birinci Dünya Savaşı sırasında, basketbolun Avrupa’da yayılmasında Amerikalı askerlerin büyük etkisi olmuştur.Hızla gelişme gösteren basketbol böylece Avrupa’da en gözde sporlar arasında yerini almıştır. Amerika, 1897 yılında erkeklerde, ardından 1900 yılında bayanlar arasında ilk milli basketbol şampiyonlarını düzenleyerek, bu sporu ülke çapında popüler hale getirmiştir.Amerikalılar milli spor olarak benimsedikleri basketbolu, 1904 St. Louis Olimpiyat Oyunları’nda kulüp takımları arasında maçlar düzenleyerek, Olimpiyat Oyunları’na katılan tüm ülkelere tanıtmışlardır.1905 yılında dünyanın en büyük spor salonlarından New York Madison Square Garden, kapılarını basketbola açmıştır.

Uzakdoğu’da da 1913 yılından itibaren karşılaşmalar yapılmaya başlanmıştır.Böylece bu oyun birkaç yıl içinde Kanada, Fransa, İngiltere, Avustralya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere, tüm dünya ülkelerine hızla yayılmış, özellikle büyük kentlerdeki geniş spor alanlarında yapılan üniversiteler arası karşılaşmalar, basketbolun seyirlik spor olarak yayılmasında önemli katkılar sağlamıştır.Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu (FIBA),uluslararası karşılaşmaları yönetmek amacıyla, 20 Haziran 1932′de İsviçre’nin Cenevre şehrinde İsviçre, Yunanistan, İtalya, Portekiz, Arjantin, Romanya ve Çekoslovakya Basketbol Federasyonları’nın işbirliği ile oluşturulmuştur.FIBA her dört yılda bir, Olimpiyat Oyunları’nın düzenlendiği şehirde toplanarak, basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır.

Avrupa Basketbol Şampiyonası 1935 yılında başlamış olup, 2 yılda bir düzenlenmektedir.Amatör bir spor dalı olarak basketbol, ilk kez 1936′da Berlin’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’na dahil edilmiştir. 1951 yılında başlayan Erkekler Dünya Şampiyonası’nı 1953′te Bayanlar Dünya Şampiyonası izlemiş, Olimpiyat Oyunları’na basketbol dalında bayanlar ilk kez 1976′da katılmışlardır. Avrupa ligi ise 1995-96 sezonunda başlamıştır.

Kayanak:wiki

Pratik Öğrenci Yemekleri

Çarşamba, Ocak 16th, 2008

Aşağıda bazı pratik yemek tariflerini internetten derledim, umarım yararlı olur; (more…)

Başarı nedir?

Çarşamba, Ocak 16th, 2008

Prof. Dr. Albert Follanberg’ten hayatın değişik aşamalarında başarıya dair tarifler!
(more…)

Dogru Meslek Secimi?

Çarşamba, Ocak 16th, 2008

Doğru bir meslek nasıl seçilir? Hangi mesleklerle iyi para kazanırım gibi sorular sormadan önce kendimize şu soruyu sormalıyız; “Ben nasıl bir yaşam istiyorum?”
Tüm hayatımıza yön verirken olduğu gibi meslek seçiminde de öncelikli yapmamız gereken kendimizi, isteklerimizi ve hayellerimizi dürüst bir şekilde kendimize itiraf etmektir.
Unutmamamız gereken en önemli şey mutluluğa giden yolun tek olmadığıdır. Önemli olan mutluluğa giden milyonlarca yoldan kendimize en uygun olanı seçmemiz ve en yüksek mutluluğa ulaşmamızdır.
Hangi mesleği seçersek seçelim en iyisi olacağımıza inanmalıyız.
Öncelikle şunu farkedelim para kazandıran şey meslek değil, o mesleği nasıl yaptığımız ,o mesleğe neler verebildiğimizdir. İşini en iyi yapan insan hangi meslekten olursa olsun paraya ve mutluluğa kavuşacaktır.
Dogmaları boş verin.
Bazı yerleşik fikirler vardır, örneğin doktorlar çok kazanır,mühendisler çok kazanır vb. Öncelikle bu tip dogmalara kulaklarımızı tıkamalıyız.
Ailenizin ve çevrenizin değil sizin düşünceleriniz önemli...
Her anne babanın haklı olarak çocuğu için hayal ettiği meslekler vardır. Seni doktor olarak görmek istiyorum, ah şu asker üniformasıyla seni bir görebilsem gibi… Ailemizin istekleri kuşkusuz bizim için çok büyük değer taşısa ve saygı duyulması gereken düşünceler olsa da gerçek hayatta esas olan kendi mutluluğumuz ve ideallerimiz olmalı, kendi ideallerimiz üzerinden yürümeye devam etmeliyiz. Ailemiz istediği için doktor olabilir, hatta çok başarılı bir doktor da olabiliriz, ama bu bize hayatta mutluluğu getirmez, unutmamalıyız ki hayatta mutluluğu getirecek yegane yol kendi ideallerimizdir. Burada bir sözü alıntılamadan edemeyeceğim;
“İdealler yıldızlara benzer, onlara ulaşamayabiliriz, fakat onlara bakarak yönümüzü tayin edebiliriz.
Konu komşu ne der, size ne?
Özellikle ülkemizde “ele güne karşı” anlayışı ne yazık ki çok yaygın bir düşüncedir. Birçok insan sırf bu nedenle başkalarının fikirleri uğruna yaşamlar kurmakta ve hayatlarını bu şekilde yönlendirmektedir. Bu kız arkadaş seçimimize benzer, bir ilişkiye başladığımızda çevremizden fikirler gelmeye başlar, çok yakıştınız veya sen daha iyilerine layıksın, ay ne yakışıklı çocuk yanındaki kıza bak vb. Nasıl ki bu yorumların hiçbirinin ilişkimize yararı olmuyor tersine zararı oluyorsa meslek seçiminde de durum farklı değildir, başkalarının fikirleri size sadece zarar verir.
Meslek hakkında bilgi edinin.
Diyelim ki mesleğinizi seçtiniz, peki bunun doğru mesleğimiz olup olmadığına nasıl karar vereceğiz? Basit işin mutfağına inerek. O meslekten tanıdığımız insanların peşini bırakmayacak gerek sorularla gerek mesleğini icraa ettiği yerde izlenimlerle fikir edineceğiz.

*Sadece kaynak göstererek alıntı yapılabilir. Forumgencbilgi.Org

Universite Onemli mi, Her Sey mi?

Çarşamba, Ocak 16th, 2008

Şüphesiz üniversitenin hayatımızdaki önemini yadsıyamayız. (more…)

Sigarayı Kendi Kendine Bırakmak

Çarşamba, Ocak 16th, 2008

Sigarayı Kendi Yöntemlerinizle Bırakmak (more…)

Bozuk Morallilere

Çarşamba, Ocak 16th, 2008

Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru: (more…)

En İlginc Olum Sekli

Çarşamba, Ocak 16th, 2008

TARİHTEKİ EN İLGİNÇ ÖLÜM ŞEKLİ

(more…)

Futbol’un Tanimi

Çarşamba, Ocak 16th, 2008

Futbol 11′er kişilik iki takım arasında oynanır ve kendine özgü kuralları vardır. Oyunun amacı, topu rakip kaleye sokmaktır. Topu elle ve kolla oynamak kesinlikle yasaktır, ama kafa ile ya da kurallara uygun olarak bedenin herhangi bir yeriyle topa vurulabilir. Yalnızca kaleciler belirlenmiş bir alan içinde topu elle tutabilir.

Futbolcular kendi takımının simgesi olan forma giyerler. Her oyuncunun forması üzerinde farklı bir numara yazılıdır. Yalnızca kaleciler, öbür oyunculardan kolayca ayırt edilebilmesi için farklı renkte forma giyer. Bütün futbolcular, bu oyun için uygun biçimde üretilmiş özel ayakkabılar krampon) kullanırlar.

Futbol alanı dikdörtgen biçiminde, uzunluğu 90-120 metre, genişliği ise 45-90 metredir. Ancak uluslararası maçlarda bu ölçüler uzunluk 100-110 metre, genişlik 64-75 metredir. Uzun kenarlara taç çizgisi, kısa kenarlara kale çizgisi denir. Futbol sahasında taç çizgisi kale çizgisinden daima uzun olmalıdır. İki taç çizgisi arasında uzanan ve alanı tam ortasından ikiye bölen çizgiye ise orta çizgi adı verilir. Orta çizginin tam ortasında 9,15 metre yarıçapında bir çember bulunur ve bu çembere de orta yuvarlak denir. Karşılaşma bu çemberin içinden yapılan vuruşla başlar. Karşılaşma başlamadan önce oyuncular, kendi yarı alanlarında yer alırlar. Kale çizgilerinin tam ortasında birer kale bulunur. Kale iki kale direği ve bir üst direkten oluşur. İki direk arası 7,32 metre, üst direğin yerden yüksekliği ise 2,44 metredir. Futbol topunun çevresi 68-70 cm, oyunun başlangıcındaki ağırlığı ise 410-450 gram arasında değişir.

Bir futbol maçında penaltı vuruşu

Bir futbol maçında penaltı vuruşu

Kale önlerinde kale çizgisine bitişik olmak üzere 40,32 x 16,50 metre boyutlarında ceza alanı bulunur. Kalecilerin topu elle tutabildikleri tek yer burasıdır. Bu alan içinde, kalenin hemen önünde 18,32 x 5,50 metre boyutlarındaki başka bir alana da kale alanı (altıpas) denir. Ceza alanı içinde rakip oyuncuya yapılan fauller ve kaleci dışındaki futbolcuların elle topa dokunmaları dahil 9 kusurlu hareket olarak nitelendirilen hareketler penaltı ile cezalandırılır. Penaltı atışı, ceza alanı içinde kale çizgisinin ortasından 11 metre uzaklıktaki penaltı noktasından yapılır. Kaleci, top penaltıyı atan oyuncunun ayağından çıkmadan öne doğru hareket edemez, yalnızca kale çizgisi üzerinde sağa sola hareket edebilir.

Hakem kuralları çiğneyen takımı serbest vuruş kararıyla da cezalandırabilir. Serbest vuruşlarda, rakip takımın oyuncularının topa vuruş noktasından en az 9,15 metre uzakta durmaları gerekir. Eğer bir oyuncu rakip oyuncuyu sakatlayacak ölçüde sert ve kasıtlı faul yaparsa, orta hakem bu oyuncuyu sarı ya da kırmızı kartla cezalandırır. Kırmızı kart gören oyuncu oyundan çıkarılır ve takımı eksik oyuncuyla oyunu sürdürmek zorunda kalır. Üst üste iki sarı kart gören oyuncu da kırmızı kart görmüş durumuna düşer. Futbol oyununda bir başka ceza atışı da ofsayttır. Top hücuma geçen takımın oyuncusuna atıldığı sırada, o oyuncu ile kale çizgisi arasında, kaleci ya da karşı takım oyuncusu dışında karşı takımdan en az bir oyuncu yoksa ofsayt kararı verilir. Ofsayt yalnızca karşı takımın oyun alanı içinde gerçekleşir.

Top hücumdaki takımının oyuncusunun ayağından aut çizgisi dışına çıkarsa dışarı çıkmış olur. Bu durumda top altı pas içinden yeniden oyuna sokulur. Top savunma durumundaki takımın oyuncusuna çarparak aut çizgisinden dışarı çıkarsa köşe vuruşu olur. Bu durumda hücum etmekte olan takım tarafından topun çıktığı bölümdeki köşeden kaleye köşe vuruşu ya da köşe atışı denen bir atış yapılır. Top taç çizgisi üzerinden oyun alanının dışına çıkarsa taç olur ve top karşı takımın oyuncusu tarafından dışarı çıktığı noktadan oyuna sokulur. Taç atışı elle yapılır. Taç ve köşe vuruşu atışlarından ofsayt kuralı uygulanmaz.

Futbol dört hakemin yönetiminde ve gözetiminde oynanır. Bir orta, iki de yan hakem bulunur. Oyunu orta hakem yönetir ve verdiği kararları kesin olarak uygular. Taç çizgisi üzerinde görev yapan yan hakemler ise, topun oyun alanının dışına çıkışını, ofsaytları işaret etmenin yanı sıra faullerde, elle oynamalarda, golü belirlemede, oyuncu değişikliklerinde orta hakeme yardımcı olurlar. Oyun alanının yarısından sorumlu olan yan hakemler, orta hakemi ellerindeki küçük bayraklarla uyarırlar.

Futbol karşılaşması, her biri 45′şer dakikalık iki devrede oynanır. İki devre arasında 15 dakikalık ara verilir. Oyun içinde çeşitli nedenlerin yol açtığı duraklamaların süresi orta hakem tarafından belirlenip dördünce hakeme iletilir, dördüncü hakem bu uzatmaları ışıklı tabela ile taraflara bildirir ve bu süreler her devrenin sonuna eklenir.

Eğer bir karşılaşmada yitiren takım elenecekse ve maç berabere biterse; ya da iki karşılaşma şeklinde oynanan (iki takımın sahasında birer maç) bir eleme turu sonucunda takımların yengi (galibiyet), beraberlik, yenilgi ve gol averajları aynı ise 90 dakika sonuna 15′er dakikalık iki devre eklenir. Bu iki devrenin sonunda herhangi bir takım diğerine skor ya da averaj üstünlüğü (iki karşılaşma şeklinde oynanan eleme turlarında) sağlamışsa karşılaşma bu takımın lehine sonuçlanır. Eğer eşitlik bozulmamışsa seri penaltı atışlarına geçilir ve bir takım yenene kadar karşılıklı penaltı atışları kullanılır.

Vikipedi

Futbol Kurallari

Çarşamba, Ocak 16th, 2008

Futbolun Kuralları

Direkt, endirekt ya da penaltı vuruşu ile cezalandırılan faul ve fena hareketler, karşı tarafa zarar verme amacı taşıması halinde ihtar ve ihraçla da sonuçlanabilir. Fauller ve Fena Hareketler aşağıdaki şekillerde cezalandırılır:

Direkt Serbest Vuruş Eğer, bir oyuncu aşağıda belirtilen 6 ihlalden birisini hakemin kanaatince dikkatsiz, kontrolsüz veya aşırı güç kullanarak yaparsa rakip takım lehine bir direkt serbest vuruş verilir:

1- Rakibe tekme atarsa veya tekme atmaya teşebbüs ederse, 2- Rakibi çelmelerse veya çelmelemeye teşebbüs ederse, 3- Rakibin üstüne sıçrarsa, 4- Rakibe şarj yaparsa, 5- Rakibe vurursa veya vurmaya teşebbüs ederse, 6- Rakibini iterse. Ayrıca, eğer bir oyuncu aşağıdaki 4 ihlalden birini yaparsa, rakip takım lehine bir direkt serbest vuruş verilir: 7- Topu kazanmak için ayakla müdahale ederken (tackle) topa dokunmadan önce rakibe dokunursa, 8- Rakibini tutarsa, 9- Rakibe tükürürse, 10- Topu eliyle bilerek oynarsa (kendi ceza alanındaki kaleci hariç). Direkt serbest vuruş ihlalin olduğu yerden yapılır. Penaltı Vuruşu Eğer yukarıda belirtilen 10 ihlalden birisi bir oyuncu tarafından kendi ceza alanı içinde yapılırsa, topun oyunda olması koşuluyla, topun pozisyonuna bakılmaksızın bir penaltı vuruşu verilir. Endirekt Serbest Vuruş Kaleci, kendi ceza sahasında, aşağıdaki 5 ihlalden birini yaparsa, rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir: Topu eliyle kontrol ettikten sonra altı saniye içinde oyuna bırakmazsa Topu oyuna bıraktıktan sonra, top başka bir oyuncuya değmeden önce, topa tekrar eliyle dokunursa, Takım arkadaşı tarafından ayakla bilerek kendisine verilen topa eliyle dokunursa, Takım arkadaşının taç atışından doğrudan gelen topa eliyle dokunursa, Zaman geçirirse. Eğer bir oyuncu hakemin kanatına göre aşağıdaki ihlallerden birini yaparsa rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir: Tehlikeli tarzda oynarsa, Rakibinin ilerlemesine mani olursa, Kalecinin elindeki topu oyuna sokmasına engel olursa, 12.madede belirtilmeyen bir nedenden dolayı oyuncunun ihtar veya ihraç edilmesi için oyun durdurulduğunda. Endirekt serbest vuruş ihlalin olduğu yerden yapılır. Disiplin Cezaları

İhtar Verilecek Haller

Eğer, bir oyuncu aşağıdaki 7 ihlalden birini yaparsa ihtar verilip sarı kart gösterilir: 1- Sportmenliğe aykırı davranıştan suçlu ise, 2- Hakeme veya hakemin kararlarına sözle veya hareketle itiraz ederse, 3- Oyun kurallarını devamlı ihlal ederse, 4- Oyunun tekrar başlamasını geciktirirse, 5- Oyun bir köşe vuruşu veya serbest vuruş ile tekrar başlarken gerekli mesafeye açılmaz ise, 6- Hakemin izni olmaksızın oyun alanına ilk kez girer veya tekrar girerse, 7- Hakemin izni olmaksızın oyun alanını kasıtlı olarak terk ederse. İhraç Verilecek Haller Eğer, bir oyuncu aşağıdaki 7 ihlalden birini yaparsa ihraç edilip kırmızı kart gösterilir: 1- Ciddi faullü oyundan suçlu ise, 2- Şiddetli hareketten suçlu ise, 3- Rakibe veya bir başkasına tükürürse, 4- Topa bilerek elle oynayıp rakip takımın bariz golünü veya gol atma şansını önlerse (kendi ceza alanındaki kaleci hariç) 5- Kaleye doğru ilerleyen rakibin bariz gol atma şansını serbest vuruş veya penaltı vuruşu gerektiren bir ihlal ile önlerse, 6- Saldırgan, hakaret edici veya küfürlü bir şekilde konuşursa ve/veya jest ve el kol hareketleri yaparsa, 7- Aynı maçta ikinci bir ihtar alırsa.
IFAB Kararları

Karar 1 Eğer kaleci, top oyunda iken, kendi ceza alanı içinde topu rakibe atarak ona vurursa veya vurmaya teşebbüs ederse bir penaltı vuruşu cezası verilir.

Karar 2 Bir oyuncu oyun alanı içinde veya dışında rakibe, takım arkadaşına, hakeme, yardımcı hakeme veya herhangi bir diğer kişiye karşı ihtar veya ihraç gerektiren bir ihlal yaparsa ihlalin şekline göre cezalandırılır.

Karar 3 Kaleci topa eli veya kolu ile dokunduğundan topu kontrol altına almış sayılır. Topa sahip olmak kalecinin topu bilerek elle veya kolla kontrol etmesi durumunu da kapsar. Fakat hakem, kaleci bir kurtarış yaparken topu çeldiğinde veya topun kaleciden sektiğine kanaat getirirse bu durumda kaleci topu kontrol etmiş sayılmaz. Eğer kaleci topu 5-6 saniyeden fazla elle veya kolla tutarsa zaman geçiriyor olarak değerlendirilecektir.

Karar 4 12.Kurala uygun olarak, bir oyuncu kafasını veya göğsünü veya dizini v.s. kullanarak kendi kalecisine pas verebilir. Fakat, hakemin kanısınca, bir oyuncu bu kuralın boşluğundan faydalanmak için bilerek hile yapıyorsa, o oyuncu sportmenlik dışı davranıştan suçludur. Oyuncuya ihtar verilip sarı kart gösterilir ve ihlalin yapıldığı yerden rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir. Bir serbest vuruş yaparken, bu kuralın boşluğundan faydalanmak için bilerek hile yapan bir oyuncuya sportmenliğe aykırı davranışı için ihtar verilip sarı kart gösterilir. Serbest vuruş tekrarlanır. Bu durumlarda, kalecinin daha sonra topu elle oynayıp oynamadığı önemli değildir. İhlal 2 nci Kuralın lafzını ve ruhunu bozmaya çalışan oyuncu tarafından yapılmıştır.

Karar 5 Rakip takımın oyuncusunun sağlığını tehlikeye sokan arkadan müdahaleler ciddi faullü oyun olarak değerlendirilecektir. Karar 6 Oyun alanı üzerinde herhangi bir yerde hakemi aldatmaya yönelik yapıldığı tespit edilen her türlü hareket sportmenlik dışı olarak değerlendirilecektir.

Vikipedi